|
|
|
1530 Tarihinde Arapgir Livası Haritası |
Hinge-Boylu Köyü’nün 1600’lü yıllarda kurulduğu tahmin edilmektedir. Yavuz Sultan Selim döneminde Kafkasya’dan tehcir ettirilen Oğuzlar’ın (Türkmenler) bölgemize iskanıyla birlikte köy statüsünde ilk yerleşkeler de oluşturulmuştur.
Hinge-Boylu Köyü, 1834 yılından itibaren idari olarak Arapgir Livası’na bağlanır. Arapgir Diyarbakır Sancağına bağlı olduğu için Hinge- Boylu Köyü’de Diyarbakır Sancağına bağlı bir köydür.
1878 yılında Diyarbakır Sancağı’ndan Arapgir Livası ile birlikte alınarak Elazığ’a(Ma’mûretü’l Aziz) bağlanır. 1926 yılına kadar Elazığ’a bağlı olan Hinge- Boylu Köyü bu tarihten itibaren Arapgir’in Malatya’ya bağlanmasıyla 1926 yılında idari olarak Malatya İline bağlanır. Bu yıllarda Eğin-Kemaliye’de Malatya İline bağlı ilçe merkezi durumundadır. ( Tuğlacı, 1985, s.112-232)
1938 yılında Aşutka (Dutluca) Köyü bucak merkezi yapılarak Eğin (Kemaliye) İlçesi’ne bağlanınca Hinge-Boylu Köyü’de Dutluca Bucağı ile Eğin (Kemaliye) İlçesine bağlanır. Yine 1938 yılında yapılan bir değişiklikle Eğin-Kemaliye Malatya’dan alınarak idari olarak Erzincan’a bağlanır. Daha önce Eğin’e bağlı bir bucak merkezi olan ve kendine 24 köyün bağlı olduğu Ençiti (Topkapı) köy statüsüne düşürülerek Aşutka-Dutluca Bucağı’na bağlanır. Aşutka-Dutluca Bucağı’na ise çevredeki 19 köy bağlanır.
Bu son yapılan idari değişiklikle Hinge-Boylu Köyü, Erzincan İli-Kemaliye (Eğin) İlçesi’ne bağlı köy tüzel statüsünü kazanmış olur.
ETNİK YAPI – İSKÂN
Hinge-Boylu Köyü bulunduğu coğrafi bölge itibariyle, tarihte farklı uluslara mensup toplulukların yaşadığı bir yerde bulunmaktadır.
Bu bölgede, Türkmenlerin (Oğuzlar) iskanından önce, Türk dışı gayri müslümlerin yaşadığı bilinmektedir. Özellikle Ençiti’nin (Topkapı) altın borsasının kurulduğu önemli bir ticaret merkezi olduğu ve ticaret yollarının buradan geçtiği düşünülecek olursa, bu bölgede önemli köy yerleşkelerinin kurulmuş olduğu görülür. Bu köylerde önemli ölçüde Ermeni nüfusunun varlığı görülmektedir. Yer adlarının Ermenice olması bu ihtimali kuvvetlendirmektedir.
1600’lü yıllardan itibaren Türkmenler’in ( Oğuzlar) bu bölgeye yerleştirilmesiyle Türkmen Köyleri de kurulmuş oldu. Hinge-Boylu Köyü’ne ve çevre köylere yerleşen Türkmenler’in hangi boya ait oldukları konusunda araştırmalar yapan Turgut Özer, etimolojik çalışmaları sonunda, içinde köyümüzün de bulunduğu çevredeki 19 köyü kuran atalarımızın Oğuzlar’ın (Türkmenler) KINIK BOYU ’na ait olduğunu tespit etmiştir.
Hinge-Boylu Köyü’nün bulunduğu yerde ilk köy yerleşkesi, Türkmenler’in bu bölgeye gelmeden önce, gayrı müslümler tarafından oluşturulmuştur. Bahçeler’de davar yatağının üstü ile Boyal Tarla mevki arasında köyün kurulduğu tahmin edilmektedir. Burada bir kilisenin bulunduğu ve bu kilisenin taşlarının inşaatlarda kullanıldığı bilinmektedir.(Kilise sonradan tahrip edilerek yok edilmiştir.) Ayrıca Dersim’in Bağının bulunduğu yerde mezar kalıntılarının bulunması bu ihtimali kuvvetlendirmektedir.
Buraya gelen Türkmenler’in de bu bölgeye değil de farklı yerlerde köy yerleşkesi oluşturmuş olmalarının nedenini farklı inançlara mensup olmalarında aramak gerekir.
Hinge-Boylu Köyü’ne ilk iskanın tarihi hakkında kesin bilgi yoktur. Köyün büyüklerinden derlenen bilgilere göre köyün Emir Ali, Emir Veli, Emir Halil adlı üç kardeş tarafından kurulduğu kabul edilmektedir. Bu bilgilerin doğruluğu tartışılmaz. Şu anda, Emir Ali soyu Hocagil tarafından, Emir Halil Soyu Memed Ağagil tarafından sürdürülmektedir. Emir Veli Soyu ise tükenerek kaybolmuştur. Köyümüzün diğer büyük ailesi ise Emin Dayıgil (Emindagil) sülalesidir. Bu sülanenin köyümüze sonradan gelerek yerleştiği tahmin edilmektedir. Ayrıca Dersim İsyanı sonrası, Kürt kökenli ailelerin de köyümüzde iskan edildiği görülmüştür. Pehlivangiller olarak bilinen ailenin Kürt kökenli olduğu söylenmektedir. Bu ailenin soyu tükenerek kaybolmuştur. Bunlar dışında üç kardeşin soyuna bağlı olan ancak daha sonra kendi ailelerini kuran sülaleler de görülmektedir. Şakirgiller, Dersimgiller, Kahyagiller, Alibaşagiller…gibi
Köyümüzü kuran üç kardeşin Arabistan’dan geldiği savı sadece bir söylencedir. Çünkü Anadolu’nun bu yöresinde Araplara ait bir iskan hiçbir zaman olmamıştır. Ayrıca kültürel ve toplumsal yaşama bakıldığında Araplarla ortak hiçbir bağımızın olmadığı görülecektir. Kaldı ki bu tür söylenceler Anadolu’nun her bölgesinde dile getirilmektedir. Bunun nedeni bu tür söylencelerle ailelerin ya da sülalelerin kendilerine İslami üstünlük sağlamak istemeleridir.
Köyümüzün bulunduğu bölgeye gelen Türkmenler’in ilk iskan yerini tercih etmediklerinden, önce Tarpinik mevkine sonra Eski Hinge’ye yerleştikleri söylenmektedir. Ancak bu yerlerde bu tür yerleşkelerin kurulmuş olduğunu gösteren bir kalıntı bulunmamıştır. En son olarak da bu günkü yerine taşınmıştır.
Hinge-Boylu Köyü’nün üç ayrı yerde kurulmuş olmasını, o dönemdeki eşkiyalık olaylarına bağlamak gerekir. Celali İsyanları nedeniyle köy kendine daha korunaklı bir yer seçmek amacıyla yer değiştirmiş olmalıdır. Çünkü bu dönem Anadolu’nun en çalkantılı dönemidir. Ayrıca 15. ve 16. yüzyıllarda köyümüz önemli bir ticaret yolu üzerinde bulunmaktadır. Anadolu’da doğu-batı yönünde uzanan kervan yollarından biri de 1800’lü yıllarda köyümüzün bulunduğu yerden geçmekteydi. Akdeniz’den gelen kervanlar Eğin- Aşutka (Dutluca) – Hinge (Boylu) – Pat (Adak) – Sosik (Akçalı) – Ençiti (Topkapı) – Maşgir (Çakırtaş) – Karapınar üzerinden Erzincan’a gitmekteydi. Eski Eğin Yolu olarak da bilinen bu ticaret yolu üzerinde haramilik çok yaygın olduğundan köy, kendine daha güvenli bir yer seçmek için yer değiştirmiştir.
19. yüzyıldan itibaren ulaşım ve ticaret yollarının değişmesi, siyasal olayların yarattığı belirsizlik ve toplumsal çalkantılar sonucu bölgemiz ticari önemini ve değerini kaybetmiştir. Tarım alanlarının yetersizliği nedeniyle artan nüfusun ihtiyacını karşılayamaması sonucu büyük kentlere göç başlamış ve çevre köylerle birlikte köyümüz de kendi kabuğuna çekilmiştir.
Hazırlayan: Turgut Özer

